YAŞAM ANLAMLI YA DA ANLAMSIZ DEĞİLDİR, YAŞAM YALNIZCA VARDIR

166

Aşk-tutku-iktidar eğrileri üzerinden ilerleyen, yeraltı örgütlerini, Kronk dinini, sahte yahut gizli peygamberleri konu edinen, yükselen ve çöken hikayesiyle 7, kimilerine göre Cem Akaş’ın kült yapıtı.

Yirmi yedi yaşındaki fizik asistanı Hakan, bir sahaf dükkanı sahibi olan Yağmur’la tanışıyor, sevgili oluyorlar. Yağmur, yeraltında örgütlenen Kronk dininin ikinci kişisi. Bunu Hakan’a söylemiyor, fakat Hakan’ın beklenen ikinci peygamber olduğunu söylüyor. İlk peygamber ortada yok. Hakan önce bu peygamberlik işini eğlenceli buluyor fakat sonra saçma olduğuna karar verip istifa etmeye kalkıyor. O işlerin öyle kolay olmadığını öğreniyor. Hakan’ın arkadaşı Cem işin içine giriyor. Biraz Cem Akaş’a benziyor Cem. Yağmur, Kronk’un peygamberini tanımıyor (kimse tanımıyor) ama Cem olmasından şüpheleniyor.

… yaşam anlamlı ya da anlamsız değildir yaşam yalnızca vardır o kadar dolayısıyla siz insansınız kafanız çalışıyor gelişiyor(muş)sunuz ilerliyor(muş)sunuz günün birinde büyük harfle adam olmayı umuyorsunuz diye diyelim ki kendi ağırlığının bilmem kaç katını taşıyan karıncadan ya da boyunun şu kadar katı zıplayabilen pireden daha anlamlı yaşamlar yaşadığınızı sanmanız ile bulutlu bir bahar sabahı kırmızı turp bulmuş gibi bu sanıya sarılmanız pek eğlenceli…

Gitmeyecekler İçin Urbino
Bilip bilmememiz gerekenler…

Ortaçağ Avrupa’sının kültür başkentlerinden, bugünün kültür turizmi merkezlerinden Urbino, bir gecede kan gölüne dönüyor – nereden geldiği belli olmayan iki genç kadın, nedeni ancak bir yapbozu andıran kitaptaki parçalar bir araya geldiğinde anlaşılan bir katliama imza atıyor.

Gitmeyecekler İçin Urbino, bu katliamı bizzat düzenleyicilerinin ağzından aktarıyor, katliamdan sağ çıkanların tanıklıklarına başvuruyor, son olarak da en az yarısı uydurma bir şehir rehberiyle daireyi tamamlıyor.

“Marx’ın doktora tezinde mealen dediği gibi, bazı şeyleri bilmek istemeyişimizin iyi nedenleri olabilir, insan doğası kendini korumaya güdümlüdür, yine de bu, istemediğimiz bazı şeyleri müthiş bir kesinlikle bildiğimiz ve bu bilgi karşısında tümüyle güçsüz kaldığımız gerçeğini değiştirmez…

19

Kendi ruhundan intikam almak.

 “Gerçek’ten daha edebi, Edebiyat’tan daha gerçek” romanını yazmak için ilham arayışındaki M, kendi içine, sokaklara, geceye, taşraya, kaya kiliselerine gidiyor ama bir türlü oturup yazamıyor. Birdenbire gelen bir aşkla önünde bir kapı açılıyor ve o kapıdan geçmek beraberinde yıkım getiriyor. M’nin darmadağın olmasıyla birlikte okur da M’nin nasıl bir insan olduğunu ve ilahi adaletin nasıl tecelli edeceğini merak etmeye başlıyor.

Kuran’ın sure yapısı üzerine kurulu olan 19, bu asal sayının katlarına dayanıyor.

19×11=114 bölüm

19×50=950 cümle

19×1353=25707 sözcük

19×8456=160664 karakter

#yazar #başyapıt #deneysel #intihal #kuran #zehirliaşk

CEM AKAŞ, 1968’de Mannheim’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor. Başlıca yapıtları: Noktanın Kesişimleri Antolojisi (1990), 7 (1992), Suç ve Ceza (1992), Gizli Hava Müzesi (1995), Olgunluk Çağı Üçlemesi (2001), Gitmeyecekler İçin Urbino (2007), 19 (2009), Tekerleksiz Bisikletler (2012), Sincaplı Gece (2016), Y (2018).

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz