Ramazan başlayalı üç gün oldu bile! Zaman ne kadar da hızlı akıp gidiyor. Oruç zamanları da öyle aslında… Ramazanın başladığı ilk günlerdeki acemiliğimizi de yavaş yavaş atlatıyoruz. Kandaki şeker oranının düşmesi, bazılarımızda tedirginlik, bazılarımız da unutkanlık ya da gerginlik yaratabiliyor. Özellikle de sigara tiryakileri için pek de kolay bir süreç olmasa gerek… Bununla birlikte oruç tutmak, sigara alışkanlığından kurtulmak için de büyük bir nimet… Umarız Ramazan boyunca sigaraya ara verenler, bu kutsal aydan sonra da nefislerine yenilmezler.  

Fakat çoğu zaman oruç güzel ve sorunsuz geçer… İşi olanlar işine yoğunlaşır, evde olanlar gündüz dualar ve tatlı sohbetler, akşamüzerlerini yemek hazırlıklarıyla geçirirler. Yine de oruç şakaları da eksik olmaz… Etrafımızda sinirli davranışlar sergileyenlere “dayanamıyorsan tutma” şakaları yapılır, gülüşmeler olur…

Bugünlerde tüm dünya oldukça zor bir sınavdan geçiyor. Covid 19 salgını dünyada binlerce insanın ölümüne neden oluyor. Ülkemizde de bu acıları yaşıyor ve üzülüyoruz. Ramazan ayında dualarımız bu salgının bir an önce bitmesi ve herkesin işine, gücüne, dostuna, ailesine kavuşması… Hepimiz o güzel günlerimizi özledik… Yüzlerimizde gülümseler eksik olmasın hiç…

Ramazan ayı, ruhun ve bedenin dinlendirildiği bir aydır. Gün boyu aç kalarak sadece bedenimizi değil, ruhumuzu da terbiye ederiz. Evde kaldığımız şu günlerde hayata dair düşünmek için de bolca zamanımız var. Doğa ananın bu başkaldırıcı eyleminde doğrusu haksız olduğunu söyleyemeyiz… Oruç bizi terbiye ettiği gibi, doğa ana da aklımızı başımıza almamız için epey etkili bir mesaj veriyor. Hepimiz bu mesajı doğru algılamalı ve yeniden bolca ürettiğimiz günlere dönmeliyiz.

Peki, ya çocuklar… Konumuza dönersek eğer, Ramazan ayında çocukların oruç tutmasının ayrı bir önemi vardır. Dün ki yazımda da söz ettiğim gibi önce tekne orucu olarak başlayan oruçlar, tam gün tutulduğunda bir cümbüş yaratır. Bu kısmı bu kez Dr. H. Ömer Özden’den dinleyelim: “Çocuğa günü rahat geçirsin ve açlığını hatırlamasın diye çeşitli iftarlıklar alınır, camilere götürülür, caddelerde ve oyun alanlarında gezdirilir, sırtta taşınır, iftar sırasında ilk lokması elinden çalınır. Tüm bunlar, çocuğun zihninden silinmeyen izler yaratır ve çocuk tekrar oruç tutacağı günü iple çeker. Yine çocukların iftar saatini bekleyip top atıldığını veya ezan okunduğunu ailelerine haber vermeleri de adeta bir törendir ve çocuklar için ayrı bir sevinç kaynağıdır.”

Dünyanın tüm çocukları yeşil bir dünyayı hak ediyor. Doğa anaya saygısı olan insanın kendisine de saygısı olur. Oruç ile bedenimizi ve ruhumuzu terbiye ederken, bu çok önemli detayı da unutmayalım!

Ve sıra geldi bugünün iftar menüsüne:

3.GÜN

İFTARİYELİK

MANTAR ÇORBASI

ARNAVUT CİGERİ

CACIK

KEŞKÜL

ARNAVUT CİĞERİ

MALZEME

1 kilo ciğer

500 gr süt

Un

Tuz-pul biber

KIZARTMAK İÇİN

Sıvıyağ

3-4 adet soğan

Sumak

1 demet maydanoz


YAPILIŞI
1-Öncelikle ciğerler sütün içerisinde en az 1 saat bekletilir.
2-Sütte bekletilen ciğerler bir süzgece alınır ve süzülmesi beklenir.

3-Yağ önceden kızdırılır.

4-Derin bir kaba un konur. Süzülen ciğerlerden kızartacağınız kadarı unla harmanlanır.

5-Fazla unu elenerek önceden kızdırılmış bol yağa atılır. En fazla 2 dakika pişirilir.

6-Yağda fazla kalan ciğerler kururlar.

7-Diğer ciğerlere de aynı işlem uygulanır

8- Soğan, sumak ve maydanoz piyazı ile servis edilir

Not: Tencereye konan fazla ciğer iyi pişmez.

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz