RAMAZAN AYINDA SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİLERİ

309

On bir ayın sultanı Ramazan geldi, hoş geldi… Ramazan bir rahmet ve merhamet ayıdır. İslam dünyasında özlemle beklenen Ramazan öncesinde evlerde hazırlıklar yapılır, bir ay boyunca çeşitli dini ve kültürel buluşmalar yaşanır, dostlarla iftar sofraları kurulur, ailece sahurlara kalkılır… İbadet, sohbet, dayanışma ve dostluklar tazelenir. Gün güne eklenir ve gidişinden itibaren, gelecek yılın Ramazan ayı yine özlemle beklenmeye başlanır. Ramazan, dinimizdeki anlamıyla, imsak vakti olan tan yeri ağarmasından gün bitimine kadar, bedeni ve nefsi terbiye etmek anlamını taşır. Böylece bedenin ve ruhun olgunlaşması beklenir. Bu olgunlaşma Ramazan’dan sonra da devam eder… Bununla birlikte sosyal yardımlaşma ve dayanışma da bu kutsal ayın öne çıkan değerleridir.

Bir sabır ayı olan Ramazan’da sadece ruhumuz değil, vücudumuz da dinlenir. Doğru ve sağlıklı iftar ve sahur beslenmesi, Ramazan ayının amacına hizmet eder. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sezen Çetinkaya Eren, bize iftar ve sahur beslenmesi hakkında önemli ipuçları veriyor.  

Şebnem Atılgan: On bir ayın sultanı Ramazan geldi, hoş geldi. Otuz gün boyunca oruç tutacak ve bir yandan dini görevimizi yerine getirirken diğer yandan vücudumuzun bir nebze de olsa nefes almasını sağlayacağız. Orucun sağlıklı beslenmeye katkısı var, değil mi? Siz bu konuda nasıl düşünüyorsunuz?

Sezen Çetinkaya Eren: Uzun bir süredir Ramazan ayının sıcak mevsimlere denk gelmesi, çocukluğumuzda yaşadığımız Ramazan kavramını biraz daha farklılaştırıyor. Kış aylarının kısa, serin günlerinde tutulan  ve saat altıda biten oruç, şimdilerde saat sekizlere kadar uzanan bir döneme girdi. Bu durum sağlık problemi olanlar için daha yüksek risk teşkil ediyor. Sağlıklı bireyler için ise dini boyutunun yanında  oruç,  metabolizmanın yenilenmesi, yeme saatlerinin değiştirilmesi ile vücudun şaşırtılması ve Detoks için harika bir fırsat…  Tutabilen herkesin bu dönemi verimli geçirmesini öneriyoruz. Tabii oruç tutalım derken, vücudu yormak, aç ve susuz bırakmak, yetersiz uyumak gibi yapılan hatalı davranışlar direncinizi düşürerek kolay hasta olmanıza ve bu dönemi verimsiz geçirmenize neden olacaktır.


Şebnem Atılgan: Oruç, sanırım on beş saatin üzerinde bir açlık süresini gerektiriyor. Bu da epeyce uzun bir zaman boyunca aç kalacağımız diğer bir deyişle herhangi bir gıdayı yemeyeceğimiz anlamına geliyor. Vücudumuz da buna bazı tepkiler verebilir…

Sezen Çetinkaya Eren: En büyük problemlerden biri de gün içerisinde yaşanılan ciddi baş ağrıları ve açlıktır. Sahur  saatinden kaynaklanan uyku saati değişiklikleri ve sağlıksız beslenme nedeni ile sağlıklı kişilerde yoğun baş ağrıları, migren hastalarında  ise ciddi migren atakları ile karşılaşılmaktadır. Uzun süre açlık yaşanması nedeniyle kan basıncının değişmesi, akşam saatlerine doğru kan şekeri düşüklüğü vücudun gösterdiği reaksiyonlar arasındadır. 

Şebnem Atılgan: İftar sofraları, malum, hepimizin ailece bir araya geldiği sofralar aynı zamanda… İftar sofralarında hangi besinler olmalı? Orucumuzu nasıl açmalıyız?

Sezen Çetinkaya Eren: Orucunuzu mutlaka öncelikle oda ısısında bekletilmiş bir bardak su içerek açın. Buz gibi sıvılar ve asitli içeceklerden uzun durun. İftariyelik olarak nitelendirilen hurma, peynir, zeytin, pastırmadan tadımlık pideyle yedikten sonra hafif bir yemek olan çorbayı 1 kase yavaş yavaş tüketin. Ardından 10 dakika gibi kısa bir süre ara verin… Zeytinyağlı bir sebze yemeği, salata, yoğurt ve 1-2 dilim ekmek ile yemeğinizi sonlandırabilirsiniz. Aşırı yağlı, kızartma, ağır et yemekleri, yoğun baharatlı, acılı, tuzlu yemeklerden uzak durun…

Şebnem Atılgan: Aslında iftar sofralarında en kritik nokta tatlılar… Ya da benim için öyle 🙂 Açıkçası, Türk mutfağının lezzetli tatlılarına dayanmak pek de kolay değil! Oruç sonrasında tatlı tüketimi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Sezen Çetinkaya Eren: İftar saatinde olduğu gibi sonrasında da aşırı yememeye dikkat! Gidilen davetler ve  iftar programları sebebi ile çeşitli yemekler, tatlılar, meyveler, çaylar derken uzun süre açlık çekmiş mideye eziyet etmenin size bir faydası olmayacaktır.  Tam tersi hazımsızlık, kabızlık, kramp gibi ciddi sindirim problemleri yaşamanıza sebep olacaktır. Yine yoğun baş ağrıları ortaya çıkacaktır. Bu saatlerde tatlılar yerine meyve ve süt gibi, ıhlamur ve kuru meyve gibi ara öğünleri tüketmek daha sağlıklı bir tercih olacaktır.

Şebnem Atılgan: Sahur da çok önemli elbette… Yöresel sahur sofraları biraz daha çeşitli oluyor çorbalar, yemekler gibi. Fakat genellikle kahvaltı tüketimi yapılıyor ve bolca çay! Sahurda, gün boyu şekerimizi ve vücut değerlerimizi korumak için neler yemeliyiz?

Sezen Çetinkaya Eren: Özellikle sahur saatinde, kaliteli proteinleri tüketmeniz size uzun süre tokluk sağlayacaktır. Sadece sebze yemekleri ve çorba veya su içip uyumak yerine yumurta, peynir, badem, ceviz gibi besinleri tüketmelisiniz.

Şebnem Atılgan: Ramazan ayında kilo vermek, size göre faydalı mıdır? Ortalama olarak kaç kilo verilmesi daha doğru olur?

Sezen Çetinkaya Eren: Ramazan ayında kilo vermek tabiî ki mümkün. İftar ve tabii sahur da bahsettiğimiz gibi sağlıklı besinleri seçerek sağlıklı kilo kaybı yaşayabilirsiniz. Bir ayda kilonuzun %10’una kadar vermeniz sağlıklı kabul edilir. Sağlıklı ve dengeli beslenerek Ramazan ayında bu kiloyu verebilirsiniz.

İftar ve sahur arasına ekleyeceğiniz ara öğünler önemlidir. Bu sayede yeterli ve dengeli beslenmeniz için gün içerisinde almanız gereken besin guruplarını 2 öğüne sıkıştırmamış olacaksınız. Böylece birden, fazla miktarda yemenizin de önüne geçmiş olacaksınız. Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirmeniz dileğiyle…

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz