ORHAN PAMUK YENİ ROMANI “VEBA GECELERİ”Nİ ANLATIYOR

2044

Yazar Orhan Pamuk, 23 Mart’ta çıkan yeni romanı Veba Geceleri’ni kısa videolarla anlatmaya devam ediyor.  Yapı Kredi Yayınları, sosyal medya hesaplarından Mart ve Nisan ayları boyunca aralıklı olarak 12 video yayınlayacak. Bu videoların dördüncüsü 26 Mart Cuma günü yayınlandı. Bu videoda Pamuk, romanına konu olan veba pandemisinin neden özel bir yanı olduğunu anlattı.

26 Mart Cuma günü Yapı Kredi Yayınları’nın YouTube, Facebook, Instagram ve Twitter hesaplarında yayınlanan dördüncü videoda Orhan Pamuk, üçüncü veba pandemisi sırasında geçen romanının diğer büyük veba salgınlarına kıyasla neden özel bir yanı olduğunu anlattı.

Pamuk, üçüncü veba pandemisinin 19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında Asya’da milyonlarca kişiyi öldürürken Avrupa’da ve Batı’da neredeyse kimseyi öldürmeme nedenini şöyle açıkladı:“1901 yılında dünyaya askeri, siyasi ve tıbbi bakımdan  hâkim olan İngilizler, Fransızlar, Ruslar ve Almanlara göre veba ve kolera hastalığı Avrupa’ya ve dünyaya Mekke ve Medine’den yayılıyordu. Hastalığı Batı’ya getirenler ise Hicaz’a Hacca gelen Müslümanlardı. Yani dünyadaki veba ve kolera salgınlarının kaynağı Çin ve Hindistan, dağıtım merkezi de Osmanlı Hicaz vilayetiydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşit çeşit köşelerinde doktorluk ve karantina uzmanlığı yapan, ister Hıristiyan ister Müslüman bütün doktorlar bu iddianın tıbbi olarak ne yazık ki doğru olduğunu derinden bilirlerdi.”

Pamuk sözlerine “O yıllarda hacca giden Hindistan kökenli hacıların beşte biri koleradan ve başka hastalıklardan ölüyor ya da geri dönemiyordu; Buharlı gemilerin bilet fiyatlarının düşmesi son yirmi yılda Hicaz’daki hacı sayısını birkaç kere katlamış, çeyrek milyona yaklaştırmıştı. Cava’dan Fas’a, Doğu’dan Bakı’ya dünyanın her yerinden Müslüman erkekler tarihte ilk defa böylesine kalabalıklar halinde bir araya geliyorlar ve birbirlerini tanıyıp temas ediyorlardı. İslamı siyasallaştıran Abdülhamit için önemli bir görüntüydü bu ve hacıları hastalıklardan ve salgınlardan korumalıydı Padişah! Ama Veba Geceleri’nin kahraman karantina uzmanı Doktor Nuri gibi duruma hâkim Müslüman doktorlar hastalığın Hicaz’dan dünyaya dağıldığı iddiasının siyasi amaçlarla Batılılar tarafından abartıldığını, Avrupa dışı milletleri ve devletleri düşünsel, ruhsal ve askeri olarak ezmek için kullanıldığını da düşünürlerdi. İngilizlerin “Siz bizim vatandaşımız olan Hindistanlı hacıları hastalıktan, vebadan koruyamazsanız onları korumasını biz biliriz” söyleminde askeri bir tehdit olduğunun başta Padişah Abdülhamit olmak üzere Osmanlı tarafında herkes farkındaydı. Sultan Abdülhamit bu yüzden de Hicaz’da dünyanın en büyük karantina merkezini kurmuş, bu yüzden Minger Adası’nda veba görülünce oraya Osmanlı İmparatorluğu’nun en iyi karantina doktorlarından, romanımızın kahramanı Doktor Nuri’yi yollamıştı.” diye sürdürdü.

Video’nun link’ine buradan ulaşabilirsiniz: https://youtu.be/AAQuB_GI2Xs

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz