İSTANBUL BİENALİ, FARKLI MEKÂNLARDA SAMİMİ BULUŞMALARA ALAN AÇACAK

1277

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından,2007-2026 Bienal Sponsoru Koç Holding’in desteğiyledüzenlenen17. İstanbul Bienali, her zamankinden farklı bir yapıda gerçekleştirilecek. Bienali oluşturan projelerin bir kısmı 2021 Nisan ayından itibaren farklı mecralarda yer almaya başlayacak. Bienal sergileri ise 11 Eylül’de açılıp 14 Kasım’da kapanacak. Pandemiyle birlikte toplumsal ve çevresel sorunların tırmanışına da tanıklık ettiğimiz bu dönemde bienal, ölçeği, yöntemi ve hedefleri açısından önceki edisyonlardan farklılaşacak.

Bienalin UteMetaBauer,AmarKanwarve David Teh’ten oluşan küratoryal ekibi, içinde bulunduğumuz belirsizlik anını bienallerin önceliklerini, biçimlerini, katılım yöntemlerini ve izleyici beklentilerini yeniden düşünmek için bir vesile olarak görüyor.

Küratoryal ekip,“İnsan türünün yol açtığı bu sağlık krizi, hem derin bölünmeleri hem de toplumsal ve ekonomik yaşamı düzenleyen normların sürdürülebilir olmadığını gözler önüne serdi. Böyle bir dönemde bir güncel sanat bienalinin amacı ne olabilir? sorusundan hareketle bu bienalde uluslararası güncel sanat platformlarının varlık sebepleri ve sahip oldukları potansiyelin gözden geçirileceği bir zemin hazırlamayı hedefliyor.

17. İstanbul Bienali, her zamankinden farklı olarak,sekiz haftalık süresinden daha önce başlayacak ve uzun bir süre de devam edecek. Tüm duyuları harekete geçirecek, görsel sanatların ötesine uzanan çokdisiplinli üretimlere ev sahipliği yapacak. Bienal kapsamında birçok farklı yerel topluluk aralarında sahaflar ve kafeler de bulunan, şehrin belleğinde yer etmiş küçük ve samimi mekânlarda ağırlanacak. Öte yandan bienal, radyo aracılığıyla ve dijital ortamda daha geniş kitlelere seslenecek.

“Dünyanın dört bir yanındaki sanat oluşumlarınasıl hayatta kalacakları, güncelliklerini nasıl koruyacakları ve nasıl, kimin için ve hangi amaçlarla faaliyet gösterecekleri gibi acil ve varoluşsal kaygılarla yüzleşiyor. Buna bienaller de dahil.Ve onların yol göstermesi gerekiyor.Sanat, toplumsal söylemin kelime dağarcığını tazeleyebilir; gezegendeki krizin şiddet ve karmaşıklığının iyice arttığı bu zamanda yeni düşünce yolları açabilir. Sanatın neler sunabileceğini, gerçekten ne yapabileceğini yeniden düşünme fırsatını kaçıramayız.”

—Ute Meta Bauer, Amar Kanwar, David Teh

Bir kompost mekânı olarak bienal

17. İstanbul Bienali’nin farklı proje ve eserleri, bu yıl önceki yıllardan farklı olarak bir tema ya da başlık değil, bir süreç bağlamında bir araya geliyor: kompostlaşma. Bienal, pek çok farklı organik atığın bir araya getirilerek çürütüldüğü doğal bir gübreleme yöntemi olan kompostu, esin kaynağı olarak görüyor.

Küratoryal ekip kompostlaşma sürecini şöyle tanımlıyor: Çok çeşitli sanatçı oluşumları ve farklı inisiyatifler, pratiklerini en ham şekliyle paylaşmak ve geliştirmek üzere bienale davet edildiler. Bienal, bir süre daha, ne vereceklerini görmek üzere tohumların ekildiği, filiz verenlerin başka toprağa taşındığı, yetiştirildiği ve gübrelendiği bir fidanlık işlevi görmeye devam edecek. Yeşillenen kimi filizler bize becerinin, söz söylemenin, dinlemenin ve okumanın, düşünmenin ve bir arada olmanın eski ve yeni yöntemlerini sunacak; diğerleriyse toprağa karışarak bambaşka bir şeye dönüşmeyi bekleyecek. Bu bienal, izleyicilerin edilgen birer gözlemci olduğu gösteri odaklı bienal formatlarından ayrışarak çok geniş kapsamlı bir katılımı hayata geçirecek. Bienale davet edilen projelerin çeşitliliği, yeniden yön bulmak ve bu platformun biçimsel ve coğrafi parametrelerini baştan düşünmek için yeni bir ufuk açacak.”

Birbiriyle iç içe geçen altı eksen

Bu bienal, İstanbul’un belleğinde yer etmiş mekânlar ve buluşma noktalarına yayılacak. Kimi tek seferlik, kimi aylarca kullanılacak fiziksel ve dijital mekânlarda gerçekleşecekgösterimler, fikir alışverişleri, konuşmalar ve sergilerden oluşan geniş çaplı bienal programı, birbiriyle iç içe geçen altı ekseni keşfe çıkıyor: Jeo-poetika/Temel Politika, üzerinde yaşadığımız gezegenin temel kaynakları için verilen mücadelelerin altını çiziyor. Haberler ve Pedagoji eksenlerinde şekillenen projeler, kamusal alanların daraldığı ve bilginin özelleştiği bir çağda bilgi edinme ve eğitim süreçlerinin işleyişiniyeniden düşünme fırsatı sunuyor.Kadim Çözümler ekseni, günümüzün çetin sorunlarına, modernitenin bir kenara ittiği, çizgi dışında kalan pratiklere bakarak anlam vermeye çalışıyor.Sinestezi, farklı sanat formları ve disiplinler arasındaki duyumötesi yolları keşfe çıkarken (An)arşivleme, geçmişten gelen kaynakları toplamak yerine kullanıma sokarak bir araya getiren sanatçılara hitap ediyor.

17. İstanbul Bienali’nin küratoryal metninden

“Bu bienal tatlı, olgun meyvelerle kaplı ulu bir ağaç olmak yerine kuşların uçuşundan, bir zamanların bereketli denizlerinden, yerküreyi yavaşça yenileyen ve besleyen kimyadan bir şeyler öğrenme arayışında. Belki bu bienal büyük bir toplanma ya da tek bir zaman ve mekânda yapılan planlı bir buluşma değil, bir dağılma, gözden uzak birmayalanmadır. İplikleri bir araya gelir, çoğalır, ayrılır, gürültülü bir zirveye ya da nihai bir düğüme ulaşmadan yer yer kesişir. Bırakın bu bienal de kompost olsun. Vaktinden öncebaşlayabilsin, bittikten çok sonra da devam edebilsin.”

17. İstanbul Bienalihakkında

17. İstanbul Bienali’nin Danışma Kurulu’nda 11. Berlin Bienali eş küratörlerinden Agustín Pérez Rubio, sanat tarihçisi ve yazar Ayşe Erek, Whitechapel Galerisi direktörü ve küratör Iwona Blazwick, İstanbul Modern Sanat Müzesi genel direktörü, küratör ve sanat tarihçisi Levent Çalıkoğlu veTokyo Çağdaş Sanat Müzesi artistik direktörüve akademisyen Yuko Hasegawayer alıyor.

17. İstanbul Bienali’nin görsel kimliği, Emre Çıkınoğlu tarafından tasarlandı. Çıkınoğlu afiş tasarımlarında bir arada olmaya, birlikte üretmeye, söz söylemeye ve tartışmaya dayalı toplumsal kültürlerin kırılganlığını ve bu kültürleri besleme hedefiyle yola çıkan 17. İstanbul Bienali’nin şiirsel çağrısını sakin bir tonla, ama altını çizerek görselleştiriyor.

Bienalin genel açılışı 11 Eylül 2021 tarihinde yapılacak.

17. İstanbul Bienali destekçileri

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV)tarafından2007-2026 Bienal Sponsoru Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 17. İstanbul Bienali, bu yıl da Koç Holding’in desteğiyleücretsizolarak gerçekleştiriliyor.

Bienale İKSV’nin Kurucu SponsoruEczacıbaşı Topluluğu,Resmi Konaklama Sponsoru The Marmara Group,Sigorta SponsoruZurich Sigorta veServis SponsorlarıPlaza OSGve Somera destek veriyor.

17. İstanbul Bienali özel proje sponsorlarıFord Otomotiv San. A.ŞveTekfen Holding.2015-2024 yılları arasındaki bienallerin Boya Sponsoru ise Polisan Kansai Boya. 17. İstanbul Bienali’ne katkı sağlayan kuruluşlar arasındaAnadolu Efesbulunuyor. İstanbul Bienali’nin diğer destekçileri ise Digilogue Powered By Zorlu Holding, Meke Marine A.Ş. veSotheby’s.

KÜRATORYAL EKİP

Ute Meta Bauer

Ute Meta Bauer sanatsal çalışmaları diğer disiplinlerle ilişkilendiren, güncel sanat, film, video ve ses sergileri ve sunumları yapan bir küratör. 2013’ten beri, aynı zamanda Sanat, Medya ve Tasarım Okulu’nda profesör olduğu Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nin ulusal araştırma merkezi konumundaki Singapur Güncel Sanat Merkezi’nin (CCA-NTU) kurucu direktörlüğünü üstleniyor. Bunun öncesinde, 2012-2013 yıllarında, Londra’daki Kraliyet Sanat Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Bölümü dekanı olarak görev yaptı ve 2005-2012 arasında, doçent olduğu Cambridge’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bünyesinde Sanat, Kültür ve Teknoloji Programı’nın (ACT) kurucu direktörlüğü ile MIT Görsel Sanatlar Programı’nın direktörlüğü görevlerinde bulundu. 1996 ve 2006 arasında on yıl boyunca Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki Güncel Sanatlar Enstitüsü’nün başı ve kurumda profesör olarak görev aldı. Bauer 2002-2005 arasında Norveç’teki Güncel Sanatlar Ofisi’nin (OCA) kurucu direktörüydü.

Bauer, küratör olarak 3. Berlin Bienali’nin (2004) sanat direktörlüğünü yürüttü ve Okwui Enwezor küratörlüğünde gerçekleşen Documenta 11’de (2002) eş küratör olarak yer aldı. 2015 yılında MIT Görsel Sanatlar için List Merkezi Direktörü Paul C. Ha ile birlikte 56. Venedik Bienali’nde, video ve performans sanatının önde gelen isimlerinden Joan Jonas’ın temsil edildiği Amerikan Pavyonu’nun eş küratörlüğünü üstlendi; pavyon, bienalin uluslararası jürisi tarafından En İyi Ulusal Pavyon kategorisinde onur ödülüne layık görüldü. Ayrıca Bauer yakın zamanda TBA21-Academy’nin iklim değişikliğini ve insani müdahalelerin Pasifik Adaları ve kıyılarındaki etkisini inceleyen The Current [Cereyan] (2015-2018) başlıklı projesinin liderliğini yaptı.

Bauer 2018’den beri CCA-NTU Singapur’un programlarının tümüne yön veren, Place.Labour.Capital [Yer.Emek.Sermaye] (2014-2017) ve Climates. Habitats. Environments. [İklimler. Habitatlar. Çevreler.] (2018’den bugüne) başlıklı yıllara yayılan arşiv ve araştırma kümelerini geliştiriyor. Merkez için Incomplete Urbanism: Attempts of Critical Spatial Practice [Tamamlanmamış Kentsellik: Eleştirel Bir Mekân Pratiği için Girişimler] (2016/2017), Ghosts and Spectres – Shadows of History [Hayaletler ve Hortlaklar – Tarihin Gölgeleri] (2017), The Oceanic [Okyanusal] (2017/2018), Tarek Atoui, The Ground: From the Land to the Sea [Tarek Atoui, Zemin: Karadan Denize] (2018), Trees of Life: Knowledge in Material [Hayat Ağaçları: Malzemedeki Bilgi] (2018), Jef Geys – Quadra Medicinale Singapore (2019/2019), Siah Armajani: Spaces for the Public. Spaces for Democracy [Siah Armajani: Kamunun Mekânları. Demokrasinin Mekânları] (2019), The Posthuman City: Climates. Habitats. Environments. [İnsan-sonrası Kentler: İklimler. Yaşamsal Coğrafyalar. Çevreler.] (2019/2020), Non-Aligned [Sıralanmayan] (2020) ve Trinh T. Minh-ha. Films. [Trinh T. Minh-ha. Filmler] (2020/2021) başta olmak üzere birçok serginin küratörlüğünü ve eş küratörlüğünü üstlendi.

Ute Meta Bauer güncel sanat alanında birçok yayının editörlüğünü de yaptı. Bunlar arasında Tomás Saraceno: Arachnid Orchestra. Jam Sessions [Tomás Saraceno: Eklembacaklılar Orkestrası. Toplu Doğaçlama] (Anca Rujoiu ile birlikte, 2017), Place.Labour.Capital [Yer.Emek.Sermaye] (Anca Rujoiu ile birlikte, 2018) ve The Impossibility of Mapping (Urban) Asia [(Kentsel) Asya’yı Haritalamanın İmkânsızlığı Üzerine] (Khim Ong ve Roger Nelson ile birlikte, 2020) yer alıyor. Bauer, 2016-2020 yılları arasında Afterall’un da editörlüğünü yaptı. Aralarında Rockbund Sanat Müzesi, Şangay; Documenta 15 komisyonu, Kassel; IHME, Helsinki ve Singapur Ulusal Galerisi Araştırma Paneli’nin de bulunduğu birçok kurumda danışma kurulu ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki 15. Şarjah Bienali’nin çalışma grubu üyesi.

Amar Kanwar

Amar Kanwar, 1964’te Yeni Delhi, Hindistan’da doğan ve halen orada yaşayan bir sanatçı. Sanatçı, 1982-1985 arasında Delhi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde ve 1985-1987 yıllarında Yeni Delhi Jamia Millia Islamia’daki Kitle İletişim Araştırma Merkezi’nde eğitim gördü. Çoğunlukla çatışma bölgelerinin hikâyelerinden yola çıkan filmleri ve çok katmanlı yerleştirmeleri Kanwar’ın yıllar içinde geliştirdiği kişisel, sosyal ve politik düzeyleri bir araya getiren dilini yansıtıyor.

Sanatçının yakın dönemde kişisel sergilerinin yer aldığı kurumlar arasında Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Ishara Sanat Vakfı, Dubai ve NYU Abu Dhabi Sanat Galerisi (2020); Museo Nacional Thyssen-Bornemisza, Madrid, İspanya (2019); Minneapolis Sanat Enstitüsü, Minnesota, ABD (2018); Tate Modern, Londra, Birleşik Krallık ve Marian Goodman Galeri, New York, ABD (2018); Bildmuseet, Umea, İsveç ve Frac Pays de la Loire, Carquefou, Fransa (2017); Goethe Institut/Max Mueller Bhavan, Bombay, Hindistan (2016) ile Kiran Nadar Müzesi ve North East Network işbirliğiyle Assam State Müzesi, Hindistan (2015) yer alıyor. 2013 ve 2014 yıllarında Şikago Sanat Enstitüsü, ABD; Yorkshire Heykel Parkı, Birleşik Krallık ve Fotomuseum Winterthur, İsviçre’de (2012) eserleri sergilendi.

Kanwar, eserleriyle Documenta 11, 12, 13 ve 14 (2002, 2007, 2012 ve 2017) sergilerine de katıldı. Diğer kişisel sergileri Haus der Kunst, Münih ve Stedelijk Müzesi, Amsterdam (2008); Whitechapel Sanat Galerisi, Londra, Birleşik Krallık (2007); Ulusal Sanat, Mimarlık ve Tasarım Müzesi, Norveç (2006) ve Renaissance Society, Şikago, ABD’de (2004) gerçekleşti.

Amar Kanwar Prince Claus Ödülü (2017), Creative Time Leonore Annenberg Sanat ve Toplumsal Değişim Ödülü (2014), Maine College of Art’ta Güzel Sanatlar alanında fahri doktora unvanı (2006), Edvard Munch Güncel Sanat Ödülü (2005), MacArthur Bursu (Hindistan, 2000), San Fransisko Uluslararası Film Festivali’nde Golden Gate Ödülü (1999) ve Hindistan’daki Mumbai Uluslararası Film Festivali’nin Golden Conch Ödülü (1998) başta olmak üzere sayısız ödüle layık görüldü.

David Teh

Bağımsız küratör David Teh, 1977’de Avustralya’da doğdu. Sidney Üniversitesi’nde sanat tarihi ve teorisi üzerine lisans eğitimini 1999’da, Güney Asya güncel sanatına odaklanan doktorasını ise 2005’te tamamladı. 2005-2009 yılları arasında Bangkok’ta yaşayan Teh, 2009’dan beri çalışmalarına Singapur’da devam ediyor ve Singapur Ulusal Üniversitesi Edebiyat Programı’nda doçent olarak dersler veriyor. Teh’in araştırmaları Güney Asya modern ve güncel sanatına odaklanıyor.

Teh’in küratöryel projeleri arasında CIRCUIT Artist Cinema Commissions, Aotearoa Yeni Zelanda’da Sovereign Pacific / Pacific Sovereigns[Egemen Pasifik / Pasifik’e Egemen Olanlar] (2020); 12. Gwangju Bienali kapsamındaReturns[Geri Dönüşler] (2018); Haus der Kulturen der Welt Berlin’deMisfits: Pages from a Loose-leaf Modernity [Uyuşamayanlar: Modernitenin Takılıp Çıkartılabilen Sayfaları] (2017); Jim Thompson Art Centre Bangkok’taTRANSMISSION[İNTİKAL] (2014); Yogyakarta’daVideo Vortex #7(2011) ve 55. Internationale Kurzfilmtage Oberhausen kapsamında Unreal Asia[Gerçekdışı Asya] (2009) başlıklı sergiler yer alıyor.

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz