İBB ŞEHİR TİYATROLARI MÜZE GAZHANE’DE

94

Darülbedayi’den İBB Şehir Tiyatroları’na, İstanbul’umuzun ve ülkemizin en köklü sanat kurumu, Müze Gazhane’de yeni iki sahnesinde, oyunlarını seyircisiyle buluşturmaya hazırlanıyor.

Müze Gazhane, İBB Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun ve davetlilerin katılımıyla Temmuz ayında açıldı.

Tarihi Hasanpaşa Gazhanesi, 130 yıl önce İstanbul’un Anadolu Yakasını aydınlatmak üzere kuruldu. Zaman içerisinde görevini tamamladı, tarihin bir köşesinde işlevsiz kaldı, unutuldu. Endüstriyel kültür mirası olarak kabul edildikten sonra, titizlikle yürütülen bir restorasyonun ardından tarihi Gazhane köklü bir değişim yaşadı ve bu sayede İstanbul’umuz, Müze Gazhane ismiyle yeni bir kültür ve sanat kompleksi kazandı.

İklim Müzesi, Karikatür ve Mizah Müzesi, Bilim Merkezi, açık hava sergi alanı, restoran, kafe, tiyatroları, kütüphane ve sosyal alanlarıyla Müze Gazhane, İstanbulluların yeni buluşma mekânı olacak.

Müze Gazhane, üstlendiği yeni misyon ve kimlikle, insanları sanatın ışığıyla aydınlatmaya başlıyor.

“Müze Gazhane seyircimizle kurduğumuz yakın ve sıcak ilişkiyi güçlendirecek.”

İBB Şehir Tiyatroları Müdürü Ceyhun Ünlü açılan iki yeni sahnenin özelliklerinden şöyle bahsediyor: “Özellikle tarihte gazhane olarak İstanbul’a hizmet vermiş bir endüstriyel mekânın dönüşerek bir kültür mekânı haline gelmesi ve şehre hizmet etmeye devam etmesini önemli buluyorum. Burada bir İtalyan klasik sahnemiz var. Gayet güzel bir sahne oldu. 300 kişilik. Yine 130 kişilik de bir meydan sahnesi var. Özellikle iki sahne ile Anadolu yakasındaki seyircimizle oyunlarımızı buluşturacağız. Her iki sahnemiz de seyircimizle kurduğumuz yakın ve sıcak ilişkiyi güçlendirecek teknik özellikler taşıyor.”

“Büyük sahne çok etkileyici bir deneyim sunuyor.”

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen, Hasanpaşa Gazhanesi’nin tiyatro sahnesine dönüşüm sürecini anlattı: “Uzun zamandır düşünülen ancak bir türlü tamamlanamayan projelerden biriydi Gazhane’deki sahneler. Hem kalıcı iki bina kazandırmanın hem de gerçekten heyecan veren mimari örnekler sunmanın heyecanı içindeyiz. Göreve başladığımın ilk haftalarında ziyaret ettiğim bu kompleksin bir an önce hayata geçmesi için yoğun bir çaba verdik. Büyük sahne, seyirciye, daha salona girerken bile çok etkileyici bir deneyim sunuyor. Buranın projesi bitmeden bir orkestra çukuru ve hidrolik ön sahne eklemeyi de başardık. Fuayesi de Avrupa’da aşina olduğumuz bir endüstriyel alandan kültür merkezine dönüşüm örneği.

Küçük sahneye de farklı bir yaklaşımla girdik. İlk aşamada Türkiye’nin nerdeyse tüm sahneleri gibi İtalyan sahne şeklinde düşünülen bu alana, bir meydan sahne tasarladık. İstendiğinde ortada oynanabilen, istendiğinde taşınabilir iskemlelerini kaldırarak “bir boş” alan yaratılan, bu yolla da hem çağdaş yetişkin oyunlara hem de çocuk oyunlarına uygun bir sahne tasarladık. Bu meydan sahnesinde yeni yazarların oyunlarını tercih edeceğiz.”

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz