BÜYÜK BİR YAZARDAN BÜYÜK ÖYKÜLER

7

Halid Ziya Uşaklıgil külliyatı, yazarın erkek karakterler etrafında şekillenen öykülerinin derlenmesiyle tamamlanmaya bir adım daha yaklaşıyor. Daha önce Bitmemiş Defter’le Halid Ziya’nın kadınlara dair öyküleri bir araya getirilmişti. Saklanan Düşman’da ise yazarın erkek karakterlerinin öyküleri yer alıyor.

Mai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu gibi başyapıtların yazarı Halid Ziya Uşaklıgil’in öyküleri de romanları kadar önemlidir. Yazar, öykülerinde Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte değişen sosyal hayat üzerine gözlemlerini ve kendi hatıralarını çarpıcı tespitlerle bezeyerek aktarıyor.

Halid Ziya’nın erkek karakterlerinin merkeze alındığı öykülerinin bir kısmı Saklanan Düşman’da bir araya geldi. Âşık erkekler, takıntılı erkekler, bekâr erkekler, sanatçı erkekler, kıskanç erkekler, erkek kardeşler ve toplumun farklı kesimlerinden, farklı yaşlardan onlarca karakterin birbirinden farklı hikâyeleri.

Yedi öykü kitabından derlenen bu on dokuz öykü, “erkeklik” meselesini bu defa edebiyatımızın en büyük yazarlarından birinin, Halid Ziya’nın kaleminden okumamızı sağlayacak.

Saklanan Düşman: Erkeklere Dair Öyküler

Yazar:  Halid Ziya Uşaklıgil

Dizi: Miras

Tür: Öykü

Sayfa sayısı: 200

Fiyat: 20,00 TL  

HALİD ZİYA UŞAKLIGİL, 1865’te İstanbul’da doğdu. Aslen Uşaklı olan ailesi daha sonra İzmir’e yerleşmişti. 1878’de İstanbul’dan İzmir’e ta­şı­nan Halid Ziya, bu şehirde eğitimine devam etti, Fransızca ve İtalyanca öğrendi. Bir yandan Türkçe edebiyatta kendini geliştirirken bir yan­dan da Fransızcadan yaptığı çevirileri yayımlatma fırsatı buldu. Kitap olarak yayımlanan ilk çevirisi Jean Racine’in Le Thébaide adlı eseridir. Bir şiiri Muallim Naci’den sert bir eleştiri alınca şiirden uzaklaştı ve nesre yoğunlaştı. 1884’te İzmir’de arkadaşlarıyla Nevruz gazetesini çıkardı. Bir süre İstanbul’da yaşadıktan sonra tekrar İzmir’e dönüp Hizmet ve Ahenk gazetelerini kurdu. Sefile romanı ilk sayıdan itibaren Hizmet’te yayımlandı. Sefile’yi Nemide izledi. 1893’te tekrar İstanbul’a yerleşen Halid Ziya, 1896’da Mai ve Siyah’ın tefrikasıyla Servet-i Fünun’a katıldı. Ardından Aşk-ı Memnu geldi. Kırık Hayatlar’ın tefrikası bitmemişken istibdat idaresinin baskılarına dayanamayarak yazmayı bıraktı. 1908’e kadar ara verdiği yazı hayatına Sabah’ın başyazarı olarak döndü ve bu gazetede Nesl-i Ahir’in tefrikasına başladı. V. Mehmed’in tahta çıkmasından sonra İttihat ve Terakki idaresi tarafından mabeyin başkâ­tipliğine atandı. Bu göreve dört yıl devam etti. 1915’te Almanya’ya gönderildi. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1906’dan beri yaşadığı Yeşilköy’deki köşküne çekildi ve eski eserlerinin dilini sadeleştirerek yeni baskılarını hazırlamaya başladı. 1937’de oğlu Vedat’ın intiharıyla büyük bir yıkım yaşadı. 1945’te Yeşilköy’de öldü.

Yorum Yazınız

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen İsminizi Giriniz